HI-FI NEDİR?
HiFi, Ingilizce'deki "High Fidelity" yani yüksek sadakat kelimelerinin kısaltmasıdır. Bazı teknik açılardan hata payı belirli oranların altında olan (yani HiFi normlarına uygun) ve evde kullanılmaya yönelik müzik sistemleri HiFi sistemler olarak kabul edilmektedir. Ancak HiFi normları oldukça düşük standartlardır, ayrıca teknik ölçümlerle algılanan ses kalitesi arasında bugüne kadar pek bir ilişki saptanamamıştır. Sonuç olarak son yıllarda daha yüksek bir performans düzeyini ifade etmek için High End ve Ultra-Fi gibi iki kavram daha geliştirilmiştir. Ancak bunlar arasında kesin ayırımlar yoktur. Yüksek sadakatle ne ifade edilmek istendiğini daha iyi anlamak için müzisyenlerin içrasından bizim algılayışımıza kadar sesin ne gibi işlemlerden geçtiğine bir göz atmakta fayda vardır.
HI-FI KRİTERLERİ
HI-FI sistemleri karşılaştırmada kullanılan kriterler.En önemli olan 6 kriteri burda bulabilirsiniz.
1. Ton ayarı
Sesin frekans aralığı (frequency range) şeklinde tanımlanır. Hertz(Hz) ile ifade edilir. Kısaca alt, orta ve üst sesleri içeren bir skala içinde müzik dinleriz. Bir sistemin müziğin doğasında var olan bu sesleri aslına en yakın kapasitede verebilmesi önemli bir başarı ölçütüdür.
2. Reverberasyon etkisi
Canlı müzikte notaların belli bir duyulma süresi vardır. Müziğin temposu buna göre belirlenir. Kayıt ortamında saptanan bu özelliklerin sistemimizde aslına uygun biçimde duyulması, yani seslerin gereğinden kısa veya uzun duyulmaması da önemli bir ölçüttür.
3. Dinamik aralık
Desibel(dB)cinsinden ifade edilir. Sesin büyüklüğü ile ilgilidir. Hiçbir audio sistemi canlı müzikteki büyüklüğü birebir veremez. Ancak en düşük ses ile en yüksek ses arasındaki aralık ne kadar büyük olursa, canlı müziğe o kadar yaklaşılmış olur.
4. Sahne görüntüsü
Müziğin icrasında enstrümanlar sahneye belli bir düzen içinde yerleşir. Bu üç boyutlu bir yerleşimdir. Bir müzik sistemi sahnedeki bu izlenimi doğru olarak yansıttığı ölçüde boyutlu ve başarılıdır.
5. Tını-ses rengi
Her enstrümanın belli bir ses karakteri vardır. Bu karakter harmonikler dediğimiz ve temel sese eşlik eden yan seslerle oluşur. Bunları doğruya en yakın biçimde bize ileten sistem, her enstrümanı kendi karakteristiğine uygun biçimde dinlememizi sağlar.
6. Dinamik değişim
Müzikte farklı enstrümanların seslerindeki yükseklik farkı dışında bir de aynı enstrümanın çeşitli iniş-çıkışları sözkonusudur. Canlı müzikte bu hiçbir zaman monoton bir çizgi izlemez. Sistemimizin bu konudaki başarısı da oldukça uç bir performansı ifade eder.
SES FREKANS ARALIĞI - FREQUENCY RANGE (Hz) :
| ALT SINIR | ÜST SINIR | SES TANIMI |
| 20 | 40 | Alt Kalın-Deep Bass |
| 40 | 80 | Kalın-Mid Bass |
| 80 | 160 | Üst Kalın-Upper Bass |
| 160 | 320 | Alt Orta-Lower Midrange |
| 320 | 640 | Orta-Midrange |
| 640 | 1280 | Üst Orta-Upper Midrange |
| 1280 | 2560 | Alt Tiz-Lower Treble |
| 2560 | 5120 | Orta Tiz-Middle Treble |
| 5120 | 10240 | Üst Tiz-Upper Treble |
| 10240 | 20480 | Tepe Oktav-Top Octave |
BAZI SESLERİN FREKANS ARALIĞI
| NEFESLİLER | HERTZ (Hz) |
| Piccolo | 480 - 4608 |
| Flute | 256 - 2304 |
| Oboe | 256 - 1536 |
| Clarinet | 160 - 1536 |
| Trumpet | 160 - 960 |
| Bass Clarinet | 80 - 480 |
YAYLILAR
| Violin | 192-3072 |
| Viola | 128-1280 |
| Cello | 64-768 |
| Bass Viol | 40-240 |
İNSAN SESLERİ
| Soprano | 240-1152 |
| Alto | 160-768 |
| Tenor | 128-480 |
| Baritone | 95-384 |
| Bass | 80-320 |
SES ŞİDDETİNE İLİŞKİN BAZI ÖRNEKLER
| GÜRÜLTÜNÜN TANIMI | DESİBEL (dB) |
| Kulakta acı başlangıcı | 130 |
| Çelik bir levhaya çekiç darbesi | 114 |
| Perçin çivisine çekiç darbesi | 97 |
| Fabrika gürültüsü | 78 |
| Yoğun trafikte bir ana cadde | 68 |
| Büyük bir ofis | 65 |
| Büyük bir mağaza | 63 |
| Orta büyüklükte bir mağaza | 62 |
| Restaruant | 60 |
| Ara sokak | 58 |
| Benzin istasyonu | 55 |
| Küçük bir dükkan | 52 |
| Tiyatro salonu | 42 |
| Büyük kentte bir ev | 40 |
| Kırsal alanda bir ev | 30 |
| Alçak sesle konuşma | 20 |
| Meltem | 10 |
| İşitme sınırı | 0 |
HOPARLÖR NEDİR?
Hoparlör Elektrik enerjisini ses enerjisine çevirir. Yapısı itibarıyle;
1. Konik hoparlörler: (Direkt radyatörler) Ses dalgalarını doğrudan doğruya yayımlarlar
2. Hunik hoparlörler: (Endirek radyatörler) Ses dalgalarını huni biçiminde bir borudan geçirerek yayımlarlar.
Özellikleri :
1. Hoparlör toplam distorsiyonu küçük olmalıdır (Diyafram devintisi 2 mm.den küçük olmalı).
2. Frekans yansıtsama eğrisi düz, düzgün, geniş olmalı (Konuşma için:200- 7000 Hz/ Konuşma netliği için 3000 Hz.de tümsek olmalı).
3. Güç dönüştürme verimi yüksek olmalı.
4. Büyük ses (Akustik) güçlerde hoparlör hasara uğramamalıdır.
5. Transit işaretleri algılayabilmelidir.
6. Yönelgenlik (Direktivite) her frekansta aynı olmalı.
7. Sağlam olmalı.
8. Birim akustik güce isabet eden maliyeti düşük olmalı.
Hoparlör Çeşitleri :
1. Dinamik hoparlör (devingen bobinli),
2. Devingen demirli (distorsiyon fazla),
3. Armatürü dengeli (120 Hz.den düşük sesleri almıyor).
4. Kristalli-Tiz hoparlör olarak kullanılır. Artık piyasada bulunmamaktadır. Dayanıksızdır
5. Şerit
6. Elektrostatik-Geniş frekans bantlı, distorsiyonu küçük, sekizli polar diyagramı var.
Mahsurları: 250-2000 v. polarma gerilimi gerekir.
Toplam verimi düşüktür. Empedans uydurucu trafo gereklidir. Çıkış ses seviyesi düşüktür.
Hoparlör Kabin Tipleri:
1. Kule hoparlör (Floorstanding Speakers)
2.Merkez hoparlör(Center Speaker)
3.Kitaplık ve sehpa hoparlör(Bookshelf Speaker)
4.Efek hoparlör(Surround Speaker)
5.Bas efek hoparlör aktif ve pasif (subwoofer)
6.Uydu hoparlör(Satellite Speaker)
7.Duvar tipi hoparlör(Wall Mounted Speaker)
8.Tava tipi hoparlör(Installation Speaker)
Hoparlör Frekans Karakteristiği:
1. Hoparlörün bas seslerde iyi bir davranış göstermesi için hafif, az kütleli, sıkıca bir diyaframa gerek vardır. Tiz ve bas sesler arasında yeterince düzgün bir ses basınç seviyesi elde edilir.
2. Arka yüzden çıkan ses dalgalarının ön yüze geçişini önlemek üzere hoparlör geniş yüzeyli bir tahta üzerine takılır. Tahta akustik ekran olarak kullanılıp, akustik geri besleme önlenmeye çalışılır.
Hoparlörün Elektriksel Empedansı:
Alçak frekanslarda empedansın en büyük değere ulaştığı frekansa hoparlörün rezonans frekansı denir.
Pratikte hoparlör empedansı 8 Ohm denince; 400 Hz.de ölçülen empedans bilinir.
Yüksek frekanslarda hoparlör empedansı artar. Bu nedenle,yuvarlak bir değer olsun diye hoparlör empedansı ile ölçmeler, 400-1000 Hz.arasında yapılır.
Hoparlör Polaritesi :
Ölçüm için, bobin uçlarına pil bağlanır. Diyafram ileri giderse pilin artı ucunun bağlı bulunduğu yer, bobinin de artı ucudur.
Huni Hoparlörler :
Alüminyum ya da plastikten yapılır. Huni hoparlörün üretebileceği en düşük frekansa, hoparlörün kesim frekansı denir. Huni hoparlörde güç dönüştürme verimi %10-%40 arasındadır ( Direkt radyatörde % 10.dur)
Çeşitleri:
1.Dikdörtgen (Rectangular horn)
2.Yuvarlak (Round horn)
3.Dönemeçli (Reentrant horn)
4.Boyunlu yassı (Conventional Radial horn)
5.Boyunsuz yassı (Neckless Radial horn)
6.İki geçitli (Double diffraction horn)
Hoparlör kabinleri :
1. Açık
Duvardan en az 15 cm.uzağa konulmalıdır.
2. Kapalı
Alt kesim frekansı : 40-175 Hz
Üst kesim frekansı : 20000 Hz.
Açıktaki değerin 2,2 ile 12,5 katı fazla değer alır.
3. Kristalle geri beslemeli
(Phılıps firmasının buluşudur.) Bas Hoparlör merkezine pxe kristal-Piezoelektrik eleman yerleştirilmiştir.
Besleme devresi bulunmakta Ses dışarıya düzeltilerek verilmektedir.
4. Oluklu Bas Refleks ya Kanallı Hoparlör Kutusu yada Akustik Faz İnvertörü denir. Beşgen, altıgen şekilde dizayn edilebilir. Pvc yada kartondan yapılabilir.
İki yollu Hoparlörler : Bas-Tiz
Üç yollu Hoparlörler: Bas-Orta-Tiz
Bölüştürme filtresi:
Pasif Radyatör:
Yardımcı bas hoparlorü
Manyetik kısmı ve ses bobini yoktur.
Sistemin alçak frekanslardaki (Bas seslerdeki) karakteristiğini genişletmeye yarar.
HOPARLÖRÜN GÜCÜ
Çalışma gücü ( Operating Power )
Ölçülmesi, 100-4000 Hz.arasında yapılır. Hoparlör ekseninden 1 M.uzakta 12 mikrobarlık (96 dB.lik) veya 3 M.uzaklıkta 4 mikrobarlık (86 dB.lik) ses basınç şiddeti üretebilmesi için hoparlör ses bobinine uygulanan sinüzoidal elektriksel güç değerine çalışma gücü denir.
Kapasite (Power Handling Capacity )
Hoparlörün hasara uğramadan dayanabileceği sürekli güç değeridir. Yüksek güçlü olarak bilinen bas hoparlörlerin kapasiteleri : örneğin 10-250 W. arasındadır.
Müzik gücü ( Musical Power )
Hoparlör bobinine 25 Hz.den küçük, konuşma ve müziği temsil etmek üzere darbeli gerilim uygulanır. Hoparlörde uğultu ve cızırtının başlamadığı, distorsiyonun henüz gözlenmediği duruma gelinceye kadar, giriş elektriksel gücü arttırılarak müzikal güç bulunur.
Bir Soru : Hoparlörler, amplifikatör gücünün 1.5 katı fazlamı seçilir.
Cevap : Seçilmez çünkü böyle bir seçimde hoparlörlerin yüksek ses de zarar görmesi kaçınılmazdır. Doğrusu; Hoparlörlerin ampli ile aynı güçte olması bu mümkün değilse daha düşük güçte olmasıdır. Bu, ampliden beklenen en üst düzey ses kalitesinin alınmasında önemlidir. Bu durumda ampli max. 1/2 sesinden daha fazlasını açmak gereği nadiren duyulur. Halbuki düşük güçteki bir ampli ve güçlü bir hoparlör ile (bir de hoparlör hassasiyeti 90 db' in altında ise) beklenen ideal sese ulaşmak zordur bunun için için bilinçsizce volüm açılır. Bilinenin tersine amfi gücünün daha düşük olduğu bir durumda yüksek volümde büyük oranda distorsiyon gelişir ve empedans değişikliklerinin tolere edilememesi, düşen akım vb. nedenlerle iyi beslenemeyen driverlar hasara uğrar. Özetle hoparlörler kendilerinden güçlü ampfilikatörlerin seslerinin açılması ile değil kendilerinden güçsüz amfilerin sesin açılması ile yanar.
AMPLİFİKATÖR NEDİR?
Amplifikatör (Fr: amplificateur, kısaca ampli), müzik sistemlerinde yükseltici olarak kullanılır Kaynak cihazlardan (CD,DVD çalar, pikap gibi) çıkan ses sinyallerini güçlendirerek hoparlörlere gönderme görevini üstlenir Çeşitli mimariler ve bu mimari özelliklere dayanan sınıflandırmalar mevcuttur, ama asıl sınıflandırma transistörlü yapıda olanlar ve vakum tüplü, yani eskiden beri Türkçe'ye yerleştiği şekli ile, lambalı yapıda olanlar arasındadır 2 ve 4 kanallı olarak piyasada mevcuttur. Bunlarla birlikte son yıllarda yaygınlaşan hibrid (melez) tasarımlar da vardır Yine bunlara ek olarak entegre yapıdakiler, giriş/güç katı ayrı kasalar halinde üretilenler ve monoblok (güç amplileri için) şeklinde ana yapıdan bağımsız alt sınıflandırmalar da mevcuttur
Amplifikatör Sınıfları:
Çıkış katı yapısına göre amplifikatör sınıflandırmaları şu şekildedir:
Sınıf A: Çıkış katında devamlı akım bulunur Bu nedenle çok elektrik harcar Buna karşılık en saf sese sahip oldukları düşünülür Sesteki bozulma teorik olarak en alt seviyededir
Sınıf B: Çıkış elemanları işlemleri sıra ile yapar Önce eksi, sonra artı yüklü sinyalleri işlenir Bu işlem günümüz teknolojisi ile yeterince hızlı yapılamadığından pek kullanılmamaktadır
Sınıf AB: Çıkış elemanları sinyallerin sadece yarıdan fazlasını işler Çıkış elemanları Sınıf A'daki gibi tamamen akımla kaplı değildir Bu sayede Sınıf A'nın dezavantajları ortadan kaldırılmış olur En çok kullanılan sınıftır
Sınıf C: Daha çok radyo frekans işlenmesi ile ilintilidir İşleme belirli sinyal parçacıklarını kapsar
Sınıf D: Şu an ki teknoloji ile üretilemeyen fakat çalışma mantığı olarak B sınıfının oldukça hızlandırılmış teorik bir versiyonudur
Sınıf E: Kare yapılı dalga boylarını güçlendirilir Sadece özel kontrol cihazlarında kullanılmaktadır
Bunlar haricinde F,G,H sınıfları gibi yeni tasarımlar da bulunmaktadır Yukarıdaki ana sınıfların beraberce kullanılmasına dayanırlar Neredeyse her firmanın farklı çözümleri bulunmaktadır
Yapısı Ve Tasarımı:
Amplifikatörlerin genelde ısınma gibi bir takım dezavantajları olduğu için bilgisayar sektöründe sıkça karşımıza çıkan ve ısıyı yayma maksadıyla kullanılan aluminyum metali kullanılır Genelde bu maddeden yapılmış bir kasayla hazırlanırlar Bu kasa hem görünüşü, hem de soğutma özelliği sayesinde sektörde geniş kulanım alanına sahiptir Amplifikatör içindeki entegre ve benzeri yarı iletken maddeler bu kasa üzerine yüzeyleri temas edecek şekilde montajlanır ve kasa entegrelerle bir bütün olarak çalışır Fan barındıran modeller de bulunmakta ve kasanın soğumasına hava akımıyla katkıda bulunulmaktadır Birçok amplifikatör sac kutu içerisinde imal edilir Burada Kasanın önemi büyük bir yer tutar.
EV SİNEMASI NEDİR ve CİHAZLARIN İŞLEVLERİ
Ev sineması dünyada teknolojik yeniliklere rağmen, oldukça popüler olduğunu ve sürekli yeni gelişmelerle bunu sürdürdüğünü söylemek mümkündür. Müzik ve film keyfini evlerde yaşatan bu sistem üç bileşenden oluşmaktadır; görüntü sağlayan cihaz, görüntü oynatıcı ve ses amplifikatörü (A/V Receiver) dır.
Görüntü sağlayan cihaz seçenekleri, normal tüplü televizyondan plazma(LCD,LD,TV vs) ekrana kadar oldukça geniştir. Ev sinemasını kurmak için, mevcut televizyonu kullanmak da mümkün. Görüntü oynatıcılar açısından durum biraz daha farklı; VCD veya DVD(BD- DVD vs.) oynatıcılar arasında bir seçim yapmak gerektiğinden, DVD'ler özellikleri dolayısı ile daha çok tercih edilmekte. Ses düzeni için ise beş hoparlör ve bir subwoofer (6+1, 7+1,7+2 vs.) gerekiyor.
Sinema da sesler, perdenin arkasına gizli üç hoparlör ile izleyicileri sarar. Sağ ve sol (Front) hoparlörler stereo özellikleri ile arka plandaki müziği, ortada yer alan bir tanesi de (Center) ekran boyunca yayılan konuşmaları iletir; efektler söz konusu olduğunda her üçü de etkindir. Ekran dışı efektleri ise yan ve arka duvarlarda bulunan(Surruond ve Surr back ) çok sayıda hoparlör taşır. Böylelikle, bu özel ses düzeni ile izleyicilerin ekrandaki sahnenin bir parçası olmasını sağlayan bir ortam yaratılır.
Evde böyle bir ses deneyimi yaşayabilmek için, benzer bir düzen kurmak gereklidir. Farklı kombinasyonlar ve bütçelerle evde sinema keyfini yaşamak mümkün. Ev sineması kurulacak olan odaların, sinema salonlarından küçük, dolayısıyla daha az seyircisinin olması, bu sistemi kurmayı kolaylaştırmaktadır.
Ev Sinemasında Öncelikli Hususlar
Ev sineması kurarken, öncelikle evin yapısına göre sistemin büyüklüğüne ve yerleşimine karar vermek gerekmektedir. Cihazların birbirleriyle uyumu önemli olduğundan aynı marka veya birbirini destekleyen özelliklerde cihazların seçilmesinde fayda var. Ev sineması ürünleri her yıl yenilendiğinden, satın alınacak cihazların son teknolojiyi destekler olması da dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Elektronik ürünler, teknolojileri ne kadar yüksek olursa olsun çok kısa sürede demode olma niteliğini taşımaktalar, bu nedenle sonuçta kullanıcı bir süre sonra yeni bir cihaz almak yönünde düşüncelere kapılmaktadır. Bu seviyede elimizdeki cihazların yeni teknolojileri destekler nitelikte olmalarına dikkat edilmeli ayrıca kullanım sırasında yaşanabilecek arızalar nedeniyle servis ve garanti şartlarının olduğu bir sistemin tercih edilmesi faydalı olacaktır.
SİSTEM:
SES VE FORMATLARI:
5.1 Ve Ötesi
Klasik bir 5.1 sistem aşağıda yer alan bir şekilde yerleştirilir ve kullanılır.

Film veya DVD'lerdeki sesler mevzubahis olduğunda adı sıkça geçen 5.1 terimi, sesin beş ana kanal (sağ, sol, merkez, sağ surround ve sol surround) ve bir LFE kanalı (Low Frequency Effects-Düşük Frekans Efektleri) kullanılarak kaydedildiği anlamına gelir. Ses sistemlerini tanımlarken kullanılan 5.1, 6.1 ve 7.1 gibi rakamlar ise, ses sisteminde kullanılan elemanların sayısını belirtir. 5.1 ve diğerleri arasındaki fark da aslında oldukça basittir ve sadece surround hoparlörlerine dayanır: Ses sistemindeki surround hoparlör sayısı iki ise sistem 5.1, üç ise 6.1 ve dört ise 7.1 olarak adlandırılır.

Bazı DVD ses kayıtları, Dolby Digital'in bir varyasyonu olan Dolby Digital EX'i kullanır. Dolby Digital EX, bir matris kodlama sisteminin yardımıyla 5.1 ses sisteminin sağ ve sol surround kanallarını temel alan üçüncü bir surround çıkışı sağlayabilme özelliğine sahiptir. Kullanılan matris kodlama sistemi, Dolby Digital EX'in hala 5.1 ses sistemi sınıfına dahil oluşu sonucunu doğurur. Bunun nedeni, Dolby Digital 5.1 çözücülerin Dolby Digital EX sesleri okuyabilmesi ve üçüncü surround kanalına dair verileri uygun bir biçime dönüştürerek mevcut iki surround kanalına dağıtabilmesidir.

Dolayısıyla, Dolby Digital EX sesler Dolby Digital 5.1 çözücüler tarafından kendilerine uygun biçime dönüştürülebilir. Ancak bunun tersi de geçerlidir. Yani normalde Dolby Digital 5.1 karakterine sahip bir sesin içerdiği iki surround kanalından gelen bilgileri, 6.1 veya 7.1 sistemlerde bulunan üç veya dört surround hoparlörüne uygun biçimde dağıtarak da dinleyebilirsiniz. Bu işi yapabilmek için elinizde bir Dolby Digital EX çözücü veya THX Surround EX çözücü olması yeterli.
Görüldüğü üzere sesin ne şekilde kaydedildiğini anlatan figür, ses sisteminde kaç hoparlör olduğunu gösteren figürle aynı olmayabilir. Dolby Pro Logic II kullanarak, çok kanallı ses sistemlerinde stereo müzik parçalarını bile çalabilirsiniz.
DOLBY DİGİTAL
1965 yılında, Ray Dolby adında bir kişi (Amerikan fizikçi ve mühendis) Londra da Dolby Laboratuarlarını kurdu. Hedefi profesyonellere ve genel kullanıma yönelik olarak ses ve kalitesini yükseltme k için parazit azaltma sistemleri geliştirmekti. Dolby ismi şu anda tüm dünyada biliniyor ve yarattığı çevresel ses standartları hem sinemalarda hem evlerde kullanılıyor. İlk önce Dolby Dijitalin iki atasının bir tanımını verelim:
Dolby Surround: Üç kanala sahip, 100 Hz den 7 kHz ,e uzanan bir bant genişliği ile iki ön ve bir arka kanaldır.
Dolby Pro Logic: Dört kanal ile Dolby Surroundın geliştirilmişi, bir merkez ve arka sesler için bir kanalı paylaşan iki element dir.
Dolby Dijital 5.1: AC-3 Audio Code-3 olarak da bilinir altı kanala sahiptir: İki ön, iki arka, bir merkez ve bir subwoofer dan oluşur. Bir film çekilirken, genellikle ses en az beş mikrofonla kaydedilir (biri konuşmalar, dördü arka plan ses efektleri için). Dolby Surround ve Pro Logic ,in aksine, bant genişliği 20 Hz den 20 kHz ,e kadar uzanır. AC-3 terimi kullanıcının duyamadığı ses datasını yok eden ve altı kanalda kodlanmış Dolby Dijital bir ses üreten kodlama teknolojisine bir atıftır. Dolby Dijital ses için kati suretle gerekli olan şey bir dekoderdir Creative Labs Extigy deki, ya da Fortissimo III deki gibi.
Dolby Dijital, 1:12 civarında sabit bir ses sıkıştırma metodu kullanır. Bunun anlamı, kodlanacak ses ne kadar çok olursa olsun, sıkıştırmanın her zaman aynı olacağıdır, böylece sabit çıkışlı bir sıkıştırma algoritmasına sahip oluruz. Bunun pratik yönü disk alanıdır, fakat kötü yönü ses miktarı arttıkça ses kalitesinin düşmesidir. Fakat DVD yüzeyinde daha az alan ses için kullanıldığından, farklı diller ve ekstra özellikler için daha fazla alan kalır ve bu kalite kaybını karşılayabilir. Genelde, AC-3 ses 18 bit de kodlanır, böylece Bir AC-3 sesin standart çıkışı 384 Kbps olur (6 kanal x 18 x 48 kHz). Dolby Dijital dekoder, sesi ön kanallara bir milisaniye gecikme ile gönderir çünkü dinleme pozisyonu ön ya da merkez hoparlörlerine kıyasla arkaya daha yakındır. Bu ardışık ses almayı optimize eder. Bazı dekoderlerde en iyi dinleme ayarını verebilmek için bu gecikmeyi ayarlayabilirsiniz.
Dolby Dijital standartının ana avantajı, DVD için dijital ses çevre standartı olmasıdır. DVD standartını tanımlayan kurallara göre, DVD üzerinde Dolby Dijital Ses kayıdı olmadan, başka hiçbir dijital ses kayıdı koyulamaz. Böylece, bir DVD de hiçbir zaman, mesela, bir DTS ses kaydını kendi başına bulamazsınız ve çoğu DVD sadece bir tane dijital ses kaydına sahiptir: Dolby. Bu da bizi standartın ikinci avantajına götürür kesinlikle evrensel bir standarttır. Dolby Dijital 5.1 ses kayıtlı ilk film 1992 deki Batman Returns idi. O zamandan beri, tüm DVD ler bu standartı kullandı.
Dolby Dijital EX, dinleme pozisyonun arkasında bir ya da iki ekstra çevresel hoparlör desteği olduğundan, Dolby Dijital 5.1 gelişmiş bir versiyonudur. Bunun anlamı, efek kolonlarınızı doğru pozisyona koyabileceğiniz ve ses efektlerini ve derinliği arkadan alabileceğinizdir. Yine de Dolby Dijital EX in gerçek bir 6.1 ya da 7.1 ses standardı olmadığını aklınızdan çıkarmayın çünkü çevresel kanal geleneksel 5.1 çevresel hoparlörlerden matris kodlama yolu ile elde ediliyor. Ses Dolby Dijital deki gibi kaydediliyor ve altıncı kanal ilk kodlama yapıldığı zaman ekleniyor. Ses mühendisleri filmi izlerler ve hangi seslerin arkaya taşınması gerektiğine karar verirler, bu yüzden EX kesinlikle bir gelişmedir. 6.1 yoksa 7.1 mi iyi olduğu tartışmasına gelince, bu kesinlikle anlamsız. 6.1 de arka merkez hoparlör mono ses üretir. 7.1 de iki arka merkez hoparlör aynı mono sesi üretir. Fortissimo III 7.1 ve Digifire 7.1 in avantajı, daha fazla ya da daha az istemenize göre 6.1 ya da 7.1 seçebilirsiniz.iki mod arasındaki seçim tamamen teknik bir meseledir. Eğer çok fazla dinleme alanına sahip geniş bir odaya sahipseniz, 7.1 mükemmel olur, aksi takdirde 6.1 kesinlikle yeterlidir.
Dolby Digital AC-3
AC-3, Dolby firması tarafından geliştirilen, eski analog Dolby surround sesin yerini alan çok daha geliştirilmiş bir surround ses sistemidir. Surround kanalı sadece mono sistemde çalışır ve bu da örneğin havada uçan bir jetin sesinin odada ki hoparlör arasındaki geçiş efektini olanaksız kılar. Ayrıca arka hoparlörlerin bant genişlikleri sınırlı olduğu için yeni bir sistemin ortaya çıkması için oldukça uzun bir süre geçmiştir.
4 kanallı analog Dolby surround tersine AC-3 sistemi ses spektrumunu tam olarak kaplamak için 3 adet tam kapasiteli ön kanal ve 2 adet yine tam kapasiteli arka kanal içerir. Bir kanal sadece bas sesler için subwoofer kanal olarak seçilir. Bu 6 kanaldan gelen veri sıkıştırılarak bir veri seline dönüştürülür ve okunduktan sonra tekrar açılarak 6 kanala gönderilir. Böylece ses içerisindeki her türlü ince efekt fark edilebilir. Tabiki tüm efektleri hissetmek için uygun bir (A/V) sinema amplifikatörüne örneğin ONKYO ihtiyacınız vardır.
DTS
DTS in açılımı Dijital Theater Systems dir. Dolby Digital ses formatında olduğu gibi DTS formatında da 6 ayrı kanaldan dijital ses üretilir. DTS bazı eleştirmenlerce Dolby Digital den sonra günümüzün en iyi alternatif sinema ses formatı olarak gösterilmektedir. Bu değerlendirme onun sahip olduğu birkaç artı yönden kaynaklanır. Dolby Digital, altı kanal ses üretimi için ses kaynağındaki stereo dijital sinyallerin bir kısmını kullanamazken, DTS daha az kayıpla bu dokunulmayan sinyalleri de okur. Dijital formatların hepsi analog sesi sıkıştırarak dijital hale getirmenin birer yöntemidir. Daha az kayıpla maksimum sıkıştırmayı yapabilen format bir adım öne geçmektedir.
THX
THX, sinema salonlarının, ev sinema sistemlerinin akustik performansını arttırmaya yarayan bir ses düzenleme yöntemi. Lucasfilm'in geliştirdiği bu teknolojiye uygun standarttaki ürünler, yine Lucasfilm tarafından ''test edilip onaylandıktan'' sonra, THX sertifikasını alıyorlar. Son dönemde, THX sertifikası alan ürünler kervanına, otomobil ses sistemleri ve bilgisayar/multimedia ürünleri de katıldı. THX'in varlığı, temelde şu gereksinime dayanıyor. Filmlerin postprodüksiyon aşamasındaki ses düzenlemeleri, özellikle son 25 yıldır daha büyük bir özenle yapılıyor. Yönetmenler, teknik ekipler, izleyicinin üzerinde yaratmak istedikleri etki için sesten bol bol yararlanıyorlar. Ancak hem sinema salonlarının, hem de ev sinema sistemlerinin mekanın kendi yapısına bağlı olarak çok farklı performans göstermesi, George Lucas gibi bir titizlik abidesini sinema sektöründe yeni ses standartları geliştirmeye itiyor. Sonuçta da karşımıza THX çıkıyor. Bu standart sayesinde, izleyicilerin yönetmenin gerçekleştirmek istediği etkiye daha yakın bir ortam içinde bulunmaları mümkün.
THX TARİHİ
1982
George Lucas teknolojisinin son ürünü postprodüksiyon derdine düşmüştür. Bir çok araştırmanın ardından, Lucasfilm mühendisleri miksaj odaları için ideal olarak tanımlanan bir ortam geliştirirler. Bu ortamda, THX sistem geliştirilir. İlk THX miksaj odası Lucasfilm binasında açılır.
1983
Lucasfilm'in THX birimi devreye girdi. THX Sistemi tanıtımın ardından Hollywood camiasında kabul gördü. İlk iki THX sineması ''Return of the Jedi''- Jedi'nin Dönüşü'nün ilk gösterime ev sahipliği yapmak üzere devreye girdi.
1990
THX Ev Programı start aldı. Lucasfilm mühendisleriyle ses-görüntü sanayisinin önde gelen üreticileri, THX teknolojisini tüketici elektroniği alanına aktarmak için kolları sıvadı.
1993
THX Lazer Disk Programı ortaya çıktı. Lucasfilm, stüdyolara video disk prodüksiyonu aşamasında kalite kontrol hizmeti vermeye başladı.
1994
Ev elektroniği alanında üretilen ilk THX sistemi, ''Complete Home THX System'', tanıtıldı.
1996
Lazer Disk Programı, DVD ve video kasetleri de içerecek şekilde genişledi. Adı ''THX Mastering Program'a dönüştü.
1997
Dünya çapında THX sertifikası alan sinema ve miksaj stüdyosu sayısı 1.600'e ulaştı. Pazardaki THX sertifikalı ev elektroniği ürünlerinin sayısı 250'yi buldu.
1998
THX, DVD standartları için sertifika standartlarını açıkladı.
1999
THX, Dolby Laboratuarları'yla el ele verip Surround EX'i yarattı. THX Lucasfilm yapımcılıkla birlikte, prodüksiyonu baştan sona dijital olarak gerçekleştirilmiş ilk filmine imza attı: ''Star Wars Episode 1''.
2000
THX sertifikalı sinema sayısı, dünya çapında 2.700'e ulaştı.
2001
THX ''THX Multimedia'yı devreye soktu. Dünyanın tamamı onaylanmış ilk THX Multimedia Ssitem'i ortaya çıktı.
THX SES FORMATLARI
THX Ultra
Aslında stüdyolar için tasarlanmış, başlangıcından bu yana THX olarak bildiğimiz şey. Temel THX özelliklerinin hepsini içeriyor.
THX Select
Daha küçük mekanlarda aynı THX kalitesini sağlamanın yanı sıra, boyut ve tasarım olarak sistemlerin daha esnek olmasına da olanak veriyor. Dolayısıyla daha ucuz bir çözüm alternatifi olabiliyor.
THX Surround EX
Sinema salonları için tasarlanmış olan Dolby Digital Surround EX'in ev sinemalarına uyarlanmış versiyonu denebilir. Bu sistemde, varolan surround hoparlöre bir de arka surround ses alanı eklenebiliyor. Böylece, sağ ve sol surround hoparlörlerin arasına, arkanıza bir ya da iki surround hoparlör daha eklemek mümkün. Bu sisteme göre kodlanmış DVD'ler, 5.1 Digital sistemlerle de uyumlu.ş THX Surround EX'in uygulandığı ilk film tabii ki bir Lucas filmi: ''Star Wars Episode 1: Phantom Menace''.
THX Ultra 2
Lucasfilm'in yeni THX numarası. Eylül 2001'de duyulan bir sistem, çok kanallı herhangi bir programı, 8 kanal üzerinden yayınlayabiliyor. 5.1 ya da daha yüksek kanal için hazırlanmış kayıtları işleyen Ultra 2, sesi 7 hoparlör ve bir subwoofer'a uygun olarak yeniden düzenliyor. Böylece sisteme iki de arka surround hoparlör ekleyip daha çevresel, mekan oluşturan bir ses elde ediyorsunuz.
EV SİNEMA SİSTEMİNİN KURULMASI
Yeni ses teknolojisiyle kuracağınız ev sineması sistemi, mükemmel bir sinema salonunu size ve ailenize getirmekle kalmayıp aynı zamanda sinemaya giderken veya sinema salonu içinde yaşayabileceğiniz birçok problemi de ortadan kaldırıyor.
Öyle bir sinema düşünün ki, bu sinemada gösterinin sizin istediğiniz saatte başlayacağı, bilet kuyruğuna girmeyeceğiniz, en iyi koltukta oturacağınız, ses ve görüntünün bozulmayacağı veya kesilmeyeceği, istediğiniz şeyi, istediğiniz miktarda yiyip içebileceğini yan koltukta, filmin sonunu size veya öte yanındaki kişiye anlatmaya çalışan bir “film eksperinin” olmadığı, seyretmek istediğiniz film sayısı ve türünün her geçen gün artacağı, gibi durumlar sadece sizin için yaratılsın. Tahmin ettiğiniz gibi böyle bir ortamı ancak evinizde sağlayabilirsininiz Forum elektronik bünyesinde satılan ONKYO,NAD, CAMBRIGE,TEAC, PSB ,JAMO ve TANOY gibi markalarla değişik kombinasyon ve bütçelerde ev sineması sistemleri oluşturup sinema keyfini evinizde de yaşayabilirsiniz.
Ev Sineması Sistemi almak istiyorsanız aşağıdaki adımları takip etmeniz seçiminizi kolaylaştıracaktır.
Ev Ortamınız Uygun Mu?
Kuracağınız Ev Sineması Sistemi’nin çeşidi ile ilgili bir kriter de evinizde bu sistem için ayıracağınız mekanın büyüklüğü ve yerleşim şeklidir. Unutulmamalıdır ki, Ev Sineması Sisteminin (Home Cinema) fazlaca değiştirilemeyen bir yerleşim düzeni vardır. Bu nedenle sistemi kurmadan önce yapmanız gereken ilk adım, alacağınız cihazları sanal olarak evinizde yerleştirmektir.
Bütçeniz Ne Kadar?
Çok fazla para harcanarak kurulmuş bir sistem her zaman en iyi performansı vermeyebilir. Bunun yerine alınan cihazların birbirine uyumu öngörülerek kurulmuş, fakat daha az para harcanmış bir sistemle de iyi sonuç elde edilebilir. Bu doğrultuda sistemi satın alma öncesinde bir bütçe belirlemelisiniz. Belirlenen bu bütçe içerisinde kalacak şekilde en iyi ve birbirine uyumlu cihazlar tercih edilmelidir.
Ürünleri Denediniz Mi?
Satın alma öncesinde yapacağınız araştırmada katalog ve broşürlerdeki cihaz özellikleri incelenmeli, ancak nihai karar için ölçü olmamalıdır. Ölçü olması gereken sizin kulağınızın söylediği doğrulardır. Dolayısıyla satın almayı düşündüğünüz sistemi size dinletebilen marka veya satıcılar tercih edilmesidir. Bu daha sonra pişmanlık duygusu yaşamamak için yapmanız gereken ve satınalma öncesindeki belki de en önemli adımlardan biridir.
Cihazlarda Güncellik
Ev Sineması ile ilgili teknolojik ürünler, yaklaşık bir yıllık periyotlarla yenilenmektedir. Dolayısıyla satın alma öncesi yapacağınız araştırmada alacağınız cihazların bu konudaki son teknolojiyi desteklediğinden emin olmalısınız. Teknolojinin bu değişimini yakalamak için tek yol internet ya da konu hakkındaki yayınlardır.
Teknik Destek Alabiliyor musunuz?
Kuracağınız Ev Sineması’nın sistemlerini alacağınız firmadan beklentiniz, satış öncesin ve sonrası güvenli teknik destek ve bilgi almak olmalıdır.
SİSTEMİN MERKEZİ
Ev Sineması Sistemi’nizden en iyi sonuçları alabilmek için gerekli temel eleman A / V Receiver’dır. Bu cihaz sisteminizin “kalbi ve beyni” olarak, alacağınız zevk ve heyecanı da tayin edecek ana parçadır. Ancak ihtiyacınız sadece güçlü ve yeni teknolojiyle tasarlanmış bir cihaz değildir. A / V Receiver’ınız aynı zamanda mantıklı bir mühendislik tasarımı olmalıdır. Örneğin Onkyo cihazları bu mantıkla tasarlanmış, gereksiz detaylar kullanılmamıştır sizlerin kullanımını kolaylaştıracak her türlü teknolojiyle ihmal edilmiştir.
Ön Hoparlörler (Front)
Bir ev sineması sisteminde ön hoparlörden beklenen, hem film izlerken hem de stereo müzik dinlerken yüksek performans vermesidir
Orta Hoparlörler(Center)
Bu hoparlör filimdeki konuşma diyaloklarını verir. Orta hoparlör (Center) izleyiciye görüntünün geldiği yönde yani merkezde üstte veya alta yerleştirilmelidir.
Arka Hoparlörler (Surround Ve Surround Back)
Surround sisteminde sesin filmi izleyeni sarması anlamına gelir. Arka kısımda yer alan hoparlörler Dolby Pro-Logic, Dolby Digital, DTS ve THX gibi ses formatlarının 5+1, 7+1ve 7+2 gibi konumlanmaları ses keyfini yaşatarak güzel bir ambiansı size sunar. Arka hoparlörler izleyicinin iki yana veya arka kısımlarındaki bölgelere yerleştirilir.
Subwoofer
Subwoofer’lar, ses sisteminizdeki alt frekans sesleri ortama vererek filimdeki aksiyon ve yoğunluğu(patlamalar gibi) derin baslar üretmekle görevli olan en geniş hoparlördür.
FORUM ELEKTRONİK
Değerli müşterilerimiz sizin müzik ve sinema ile ilgili her alandaki ihtiyaç larınız için forum ailesine bekliyoruz firmamız köklü bir kuruluştur bünyemizdeki bulunan markalarla sizin hizmetinize hazırız.